EDİP
AKBAYRAM
- Yeni albümünüzün hazırlığı ne kadar sürdü
ve kimlerle çalıştınız?
Birsene önce Kiss Müzik ile anlaştım ve albümümün
hazırlığı böylece başlamış oldu.Iki hafta
önce albümüm piyasaya çıktı, ismi "Selam
Olsun" olarak belirlendi. Albümümün içindeki
şarkıların hepsi yeni, klasik bir Edip Akbayram
albümü oldu. Bu albümümde yedi yaşındaki bir
çocuk da bir şeyler bulacak, yetmiş yaşında
yaşlı bir amca da...Üniversite gençliği, emekçi
gençlik de bir şeyler bulacak. Çok profesyonel
bir ekiple çalıştım, albümümün aranjörlüğünü
ise Ahmet Koç ile beraber yaptık.
"Yalan
Oldu" adlı şarkınızla gündemdesiniz,
sanki bu şarkıyı yıllardır biliyor gibiyiz...
Dinleyicilerime bu şarkı tanıdık geliyor,
çünkü benim bir tarzım var ve kitlem tarzımı
koruyacağımı çok iyi biliyor, beni çok iyi
takip ediyor. Albümümde on şarkı var ve
bu on şarkı da benim tarzımı çok iyi bir
şekilde yansıtıyor. Yıllar geçse de, teknoloji
ne kadar gelişse de ben tarzımı değiştirmeyeceğim,
çünkü dinleyicilerim beni böyle sevdi ve
yıllardır böyle dinledi. Zaten kendi tarzımı
iyice yerine oturttuğumu düşünüyorum. Çok
büyük bir özveriyle yeni albümümü hazırladım
ve yine alternatif bir albüm oluşturdum.
Daha
önce Prestij Müzik'teydiniz, Kiss Müzik'e
geçişiniz nasıl oldu?
Prestij Müzik ile iki albümlük bir anlaşmam
vardı ve bu anlaşmamı yerine getirdim. Sonrasında
Kiss Müzik'den bir teklif aldım ve yine
iki albümlük bir anlaşma yaptık. Eski şirketimle
hiç bir anlaşmazlığım olmadı, sadece yeni
bir anlaşma için maddi yetersizlikleri vardı.
Ama dostluğumuz tabi ki devam ediyor, "öküz
üldü, ortaklık bitti" felsefesine çok
karşıyımdır.
Müzik
hayatınızın kaçıncı yılı ve kaçıncı albümünüz?
Müzik hayatımın otuz ikinci yılı ve otuzuncu
albümümle tekrar aranızdayım. Sağlığım yerinde
olursa seksen yaşımda bile ülkemdeki insanlara
şarkı söylemek isterim. Zaman zaman bırakmayı
düşündüm, yorulduğumu hissettim ama sağolsun
dinleyicilerim benden hep yeni albümler
beklediler, bu yüzden müzik hayatıma hiç
ara vermedim. Gerçi eskiden müziğime sansürler
oldu ama müzik hayatımı etkilemeyi başaramadılar.
Şu
anda müziğinize karşı bir engel var mı,
ya da tepki var mı?
Artık yirmi birinci yüzyıldayız ve bu tür
şeyler geride kaldı, müzikte çokseslilik
hakim. Sizi bir kanal ekrana çıkartmıyorsa,
diğeri çıkartıyor. Sanatta sansür ve yasakların
karşısındayım. Bence herkes düşüncesini
açıkça söylemeli, böylece ortaya daha iyi
şeyler çıkar, eğer yasaklar olursa sanat
da, sanatçı da engellenmiş olur. Kültürde
ve sanatta, özgür düşüncelerin ortaya çıkaması,
kimsenin ya da hiç bir kurumun yasak koymaması
lazım.
Otuz
iki yıllık müzik hayatınızda sizi en çok
yasaklar mı zorladı?
Evet, yasaklar zorladı; bu yasakların olduğu
dönemlerde ben en genç ve en üretken zamanınımdaydım.
Bu yasaklamalar yapılmasaydı bana, farklı
ses tonumla ve farklı yorumumla belkide
şimdi yurt dışında da çok ünlü bir isim
olabilirdim. Maalesef "destek yerine,
köstek oldular". En önemli sebeplerden
biri de Türkiye'de tek kanalın olması ve
her şeyi yasaklamaları oldu. Ama şu anda
bu kanal benden programlarına randevu alabilmek
için bekliyor.
Yasaklanmanızın
sebebi siyasi düşünceleriniz miydi?
Kafasında siyaseti olmayan bir insan yoktur,
çünkü her insanın siyasi bir düşüncesi vardır.
Kafasında hiç bir şey olmayan insan en tehlikeli
insandır, çünkü içi boş olan insanın ne
zaman ne yapacağı belli olmaz. Benim de
bir çizgim ve siyasete bakış açım var, yıllardır
demokrat, ilerici ve yurtsever bir insanım,
bunu herkes bilir. Ama herkesin aynı görüşü
desteklemesi tabi ki mümkün olamaz, dünyanın
her yerinde bu böyledir. 1980 öncesinde
Türkiye' de siyaset çok daha baskıcıydı
ve sanatçıyı da yönlendirmeye çalışıyordu.
Şu zamanda bile görüyoruz ki, sağcı partilerin
başkanları bile "Nazım Hikmet"
şiirleri okuyor. Eskiden "Nazım Hikmet"
şiirleri okuduğumuz için bir çok kötü şeyle
suçlandık, ama artık herşey normale döndü...Bence
"sanatçı ülkesini ve yaşadığı sorunları
en iyi anlatan kişidir".
Yeni albümde de şarkılarınıza yansıttınız
mı siyaseti?
Tabi ki yansıtıyorum, yansıtacağımda, özellikle
şu anda ülkemizin bulunduğu duruma, insanlarımızın
düştüğü çıkmaza çok üzülüyorum. Örneğin
son albümümde "Otuzar otuzar yanman
mı gerek" diye çok anlamlı bir şarkım
var.
Tarzınızı
tanımlar mısınız?
Anadolu pop folk müziği yapıyorum, yani
şairlerimin, kendi türkülerimin, kendi şarkılarımın
yorumlarını yapıyorum.Türkü de söylüyorum,
rock müzik de, folk müzik de yapıyorum.Aslında
dünya müziği yapıyorum, ülkemde yetişen
sanatı devam ettiriyorum. Tarzım için özgün
müzik de diyorlar, ama zaten yapılan her
düzgün iş özgündür bence.
Sizinle
aynı tarzda olan sanatçılar kimler?
Cem Karaca, Erkin Koray, Barış Manço, Üç
Hürel, Ersan ve Dadaşlar, Moğollar, Fikret
Kızılok gibi bir çok isim ve grup var. Şu
anda bu isimlerin bir çoğu müziği bıraktı
ya da müzik üretimi yavaşladığı için bir
kenara çekildi. Hepimizin tarzı da, kitlesi
de farklıdır. Saydığım isimlerin hepsi çok
güçlü isimlerdir ve yerleri dolmayacaktır.
Dillere
destan olan şarkılarınızdan bazılarını sayar
mısınız?
Garip, Ince ince bir kar yağar, Değmen benim
gamlı yaslı gönlüme, Gidenlerin türküsü,
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz, Aldırma gönül,
Ben ölürsem akşam üstü ölürüm, Hasretinle
yandı gönlüm, Hava nasıl oralarda, Gittin
gideli, Bekle bizi Istanbul, Türküler yanmaz,
Aşkolsun çocuk...
Şarkılarınızın
sayısını biliyor musunuz?
Hayır bilmiyorum, ama hesaplamam bir hayli
vaktimi alır herhalde...
Yeni
albümünüzde ilk klip hangi şarkınıza çekilecek?
"Yalan oldu" adlı şarkım, çok
büyük ilgi gördüğü için, önümüzdeki günlerde
klip çekilecek. Yönetmenliğini Mustafa Mayadağ
yapacak, Istanbul çevresinde, doğayla başbaşa
bir klip çekilecek.
Yeni
albümünüzde Barış Manço' nun okumak isteyip
de okuyamadığı bir şarkıyı okumuşsunuz...
Evet, rahmatli Barış Manço okumak istemiş,
ama söz yazarı uygun görmemiş, Rıfat Öngel'
e ait bir şarkı ve benim okumamı istedi.
Şarkının ismi "Canım Oğlum" ,
gerçekten çok güzel ve duygusal bir şarkı.Albümüm
çıkalı daha bir hafta oldu, ama dinleyicilerim
tarafından hemen farkedildi. Şarkıda özellikle
anneler, babalar göz yaşlarını tutamıyor,
çünkü çok anlamlı bir şarkı.
Söyleşi:
Mine Ayman
|