FUNDA ARAR  

Yeni albümün çıktı, ama albümle sıngle arka arkaya geldi gibi, sence albümün uygun bir zamanda mı çıktı?
Dediğin gibi görünüyor, ama pek de arka arkayada gelmedi aslında. Kıraç’ la yaptığımız düet albüm piyasaya çıkalı 1 yıl geçti. O dönemde Müyap krizi patladığından dolayı, albümümüz pek tanıtılamadı.
Birlikte okuduğumuz “Sevgiliye” şarkısının klibinden sonra ikinci ve üçüncü klipler ancak 7 ay sonra çekilebildi. Yeni albümün çalışmaları ise 1,5 yıl sürdü.

Müzik dünyasında herşey, bir şarkıyla değişebiliyor, sen bu zemini “Seni Düşünürüm” isimli şarkınla attın gibi...Söz ve beste yönünden zengin birisisin, hayatta üretkenliğini neler etkiliyor?

“Seni Düşünürüm” benim klibi çekilen, sözü ve bestesi bana ait olan ilk şarkı olması dolayısıyla çok önemli ve benim tarzımı belirtebilen bir şarkı oldu. İnsanların bu şarkıyı benimsemesi çok güzel tabi...İkinci solo albümüm “Alagül” de benim 6 söz ve bestem var, ayrıca albüme girmeyen de çok şarkım var, inşallah gelecekteki albümlerime girecekler. Nelerden etkilendiğime gelince; hayatımı paylaştığım insanların yaşadıkları olaylar ve kendi yaşadıklarım var şarkılarımda, bunlar duygu birikimlerimin söze ve melodiye dökülmesiyle geliyor. Bazen de şarkı bir anda tümüyle çıkıyor ortaya.

Yeni albümün “Alagül” için beklentilerin hangi yönde?

İlk albümüm “Sevgilerde” nin amacı Funda Arar’ın güçlü bir yorumu, seçici bir repertuarı, mütevazi ve düzgün bir yaşantısı, çizgisi olduğunu vurgulayarak müzik severlere “merhaba” demekti. Amacına da ulaştığını düşünüyorum. “Alagül” albümü gerek repertuar gerek müzikalitesi ile son dönemde çıkan en önemli albümlerde biri, bunu albüm sahibi olarak rahatlıkla diyebiliyorum. Beklentilerim ise ilk albümde yakaladığım çizgiyi devam ettirebilmek, Türkiye’ nin heryerinde geniş kitlelere konser vermek.

Albümünde Erkin Koray’ın “Arapsaçı” isimli klasiğine de yer verildi, nasıl karar verdin bu şarkıyı okumaya?

Dinlediğim ilk günden beri hep söylediğim ve sevdiğim bir şarkıydı “Arapsaçı” ve hep bir gün albüm yaptığımda mutlaka okumalıyım dediğim bir şarkıydı, bu albümde okumak kısmet oldu.

Senin için söz ve beste yönün mü, yoksa yorumcu kimliğin mi daha ağır basıyor?

Tabi ki herşeyden önce ben bir yorumcuyum, ama söz ve beste de yapıyorum, ikisini ayırt etmek çok zor inan...

Bazı sanatçıları insan kendi kafasında kalıplara sokar, mesela ben “Sezen Aksu” dan beni yakan, düşündüren, hüzünlü şarkıları dinlemeyi sevdim yıllarca... Sanki sen de slow şarkıları, daha iyi yorumluyorsun gibi düşünüyorum, sen ne düşünüyosun?

Evet söylediğin çok doğru, kendi şarkılarıma da baktığınızda slow şarkılar genelde ağırlıkda, ama tabi ki ben kişilik olarak öyle bunalım, içime kapanık biri değilim. Slow şarkıları daha hissederek söylüyorum, belki bunun etkisi çoktur. Biraz da duygusal biri olmamdan kaynaklanıyor herhalde...

Türkiye’de sanatçı olarak kendini koyduğun yer neresi, ya da kendini nerde görmek istiyorsun?

Kendimi görmek istediğim yere doğru bilinçli adımlarla yürüdüğüme inanıyorum. Amacım çizgimi bozmadan sanat adına Türkiye’de ve daha sonra yurtdışında güzel başarılara imzamı atmak.

Öğretmenlik nasıl gidiyor, devam ediyor musun?

Maalesef öğretmenlik yapamıyorum şu anda.

Tavır ve tarz olarak nasıl birisisindir?

Aynen göründüğüm gibiyim aslında. Ekranlardan seyirciye yansıyan tarafım biraz daha durgun olabilir, ama gerçekte daha canlı bir yapım var. Çevremdekiler pozitif elektriğim olduğunu ve iyimser olduğumu söylerler hep...

Müziğin dışında, neleri keyif alarak yapıyorsun?

Fırsat buldukça sinemaya gidiyorum ve kitap okuyorum.

Söyleşi: Mine Ayman

 

© Copyright 2000 ® R + C © Dizayn TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR. Her HAKKI Saklıdır. 2002 POWERED BY
REcep