Moda’da
80’li Yıllara Geri Dönüş
Yine moda oldular. Bir başka dünyaydı 80’li yıllar. Kimine göre rüküş kimine göre görkemli. Ama kesinlikle iz bırakan.
Kimi modacıya göre cilalı taş devri kimine göre de karanlık çağ olarak farklı şekillerde algılanan seksenli yıllar, geçtiğimiz kış sezonunda geri döndü. Tam da minimalizme yeni alışıyorken seksenlerin gösterişli havasıyla yeniden sarsıldık. Özellikle otuzlu yaşlarının başında olanlar hayatlarının ilk yarısında ikinci kez seksenli yılların modasıyla karşılaştılar. Peki bu kadar kısa bir süre içinde neden geri dönmüştü seksenlerin modası? Bunun sebeplerinden biri yeterince tüketilmemiş olması. Altmışlar moda için gerçek bir ilham kaynağı idi. Yetmişler de bundan beslenen ve arkasından giden bir on yıldı.
Seksenli yıllara farklı bir moda anlayışıyla girildi. Modacılara göre seksenli yıllarda giysiler 2000’lere oranla çok daha giyilebilirdi. Ancak birçok modacı için modanın yaşanmamış olduğunu düşünmek istediği bir on yıl seksenler. Tafta gece elbiselerinin, drapeli giysilerin, kocaman karpuz kolların oldukça rüküş durduğunu düşünenler çoğunlukta. Doksanlı yıllar modada teknolojinin hakim olduğu bir dönem. Bu yüzden seksenleri hiç tekrar etmedi. Ve seksenler tüketilmemiş bir moda periyodu olarak herşeyin tüketildiği 2000’li yılllara geri geldi.
Herşeye rağmen
gençlik yıllarımıza iz bırakan bu dönem, zihinlerimizde yer eden rüküşlükleriyle
değil günümüzün yorumuyla yeniden şekillenerek koleksiyonlara yansıdı. Büyük
gözlükleri, çizgili ipek bluzları, fırfırlarıyla, jean yorumlarıyla gardıroplardaki
yerini aldı. Çok frapan, çok radikal seksenler, belki de en güzel yorumuyla
21’inci yüzyılda da hüküm sürmeye devam ediyor.
|
||||||||||||||||||||